Türk Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı, önceki dönem milletvekillerinden İbrahim Aydemir, tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılmasına yönelik devletin attığı yeni adımları memnuniyetle değerlendirdi. Aydemir, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın atıl durumdaki kamu arazilerinin üreticiye kiralanmasına yönelik ilan sürecini, “Türkiye Yüzyılı vizyonuna uygun bir tarımsal seferberlik hamlesi” olarak niteledi.
KAMU TARLALARI ÇİFTÇİYE AÇILIYOR
Bu kapsamda 14 bin dekar işlenmeyen tarım arazisinin sezonluk kiraya verileceğini ifade eden Aydemir, uygulamayla hem hazineye gelir sağlanacağını hem de üreticiye girdi maliyeti oluşturmadan üretim fırsatı tanınacağını kaydetti. Aydemir, “Hiçbir kesinti yapılmadan kira gelirleri doğrudan arazi sahiplerine aktarılacak. Bu modelle hem yerli üretim teşvik edilmiş olacak hem de ülkemiz tarımsal sürdürülebilirlikte yeni bir dönem başlatacaktır.” dedi.
Öte yandan ekonomiye yıllık 75 milyar liralık katkı beklenen bu uygulamanın sadece çiftçiye değil, dolaylı olarak gıda fiyatları, tarımsal ihracat ve yerli tohumculuk gibi alanlara da olumlu etki edeceğini vurguladı. Aydemir, ilana çıkılan araziler için başvuruların e-Devlet üzerinden alınacağını belirterek, “Genç üreticilerimiz, kadın çiftçilerimiz bu projeden mutlaka yararlanmalı.” çağrısını yaptı.
2B ARAZİLERİNDEN 18 MİLYARLIK GELİR
Aydemir, 2B kapsamındaki taşınmaz satışlarından devletin hazinesine 18 milyar lira gelir sağlandığını hatırlatarak, “Mülkiyet sorunlarının çözülmesi, hem sosyal barışı pekiştiriyor hem de kamu bütçesine ciddi bir kaynak oluşturuyor. Araziye sahip çıkan çiftçi, toprağa daha çok bağlanıyor.” dedi. Bu çerçevede vatandaşların 20 Mayıs 2021 tarihinden önce kullandıkları taşınmazlara başvurmaları halinde satın alma hakkına sahip olduklarını hatırlatan Aydemir, bu modelin şeffaf ve adil şekilde yürütülmesinin önemine de dikkat çekti.
EKONOMİDE KADININ AKTİF ROLÜ ARTIRILMALI
Kadın girişimcilere yönelik yeşil pasaport çağrısını da değerlendiren Aydemir, kadın emeğinin ekonomide daha görünür hale gelmesinin küresel rekabet gücünü artıracağını belirtti. “Üreten, ihracat yapan kadınlarımızın dünyaya açılmalarının önünü açacak her adıma destek veriyoruz. Bu konudaki çağrılar, toplumsal gelişmenin önemli bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.
BALIKÇILARA “VİRA BİSMİLLAH” MESAJI
1 Eylül’de başlayan denizlerde av sezonuna da değinen Aydemir, Trabzon’da “Vira Bismillah” diyerek denize açılan balıkçılara bereketli sezonlar diledi. Türk balıkçılığının sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve çevresel bir alan olduğunu vurgulayan Aydemir, sürdürülebilir avcılık ilkelerine bağlı kalınmasının önemine işaret etti.
BORSA DÜZENLEMESİ: “YATAY SİYASET DEĞİL, DÜŞEY KALKINMA”
Borsa İstanbul’da devre kesici sisteminin yeniden düzenlenmesine yönelik gelişmeleri de yorumlayan Aydemir, “Endeksin gün içinde yalnızca bir defa devre kesecek şekilde yeniden yapılandırılması, yatırımcı psikolojisinin korunmasına yönelik doğru bir adımdır. Ancak burada da önemli olan, ekonominin derinliğini artıracak adımları öncelikli görmektir. Yatırımcının güveni sadece teknik düzenlemelerle değil, makro iktisadi güven ortamıyla pekişir.” değerlendirmesini yaptı.