Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
PFDK’dan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Kocaelispor’a Para Cezası
PFDK’dan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Kocaelispor’a Para Cezası
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar Büyükelçilerini Kabul Etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar Büyükelçilerini Kabul Etti
Bakan Tunç: Çözüm Yeni ve Sivil Anayasa
Bakan Tunç: Çözüm Yeni ve Sivil Anayasa
Aralık 2025 Sanayi Üretimi Verileri Açıklandı
Aralık 2025 Sanayi Üretimi Verileri Açıklandı
İnşaat Maliyet Endeksinde Yıllık Artış Yüzde 24’ü Aştı
İnşaat Maliyet Endeksinde Yıllık Artış Yüzde 24’ü Aştı

Talat Paşa Aydemir

TARİHİN YÜKÜNÜ GELECEĞE TAŞIMAK: ANKARA’NIN NİHAİ MUHASEBESİ
19 Şubat 2025 Çarşamba

Ankara’nın Türk tarihindeki yeri, yalnızca geçmişte oynadığı rolle sınırlı değildir. Bu şehir, tarih boyunca taşıdığı yükü geleceğe aktarabilme kapasitesiyle anlam kazanır. Merkez olmak, bir kez seçilmek değil; sürekli sınanmaktır. Ankara, bu sınamayı yalnız Osmanlı’nın sonu ve Cumhuriyet’in başı gibi büyük kırılma anlarında değil, daha sessiz ve uzun dönemlerde de yaşamıştır. Bu sessiz sınavlar, çoğu zaman büyük olaylardan daha öğreticidir.

Ankara’nın tarihî tecrübesi, devlete şunu öğretmiştir: Süreklilik, değişime direnmek değil; değişimi taşıyabilmektir. Bu şehir, ne geçmişe saplanıp kalmış ne de geçmişi tümüyle silerek yol almaya çalışmıştır. Ankara’nın başarısı, bu iki uç arasında kurduğu dengede yatar. Devletin hafızası burada donmamış; ama dağılmamıştır. Bu özellik, Ankara’yı geçici merkezlerden ayıran temel farktır.

Geleceğe taşınan şey, yalnız kurumlar değildir. Asıl taşınan, devlet ahlâkıdır. Bu ahlâk, karar alırken acele etmemeyi, güç kullanırken ölçüyü kaybetmemeyi, değişim isterken toplumsal zemini yok saymamayı içerir. Ankara, tarih boyunca bu ahlâkın sınandığı ve büyük ölçüde korunduğu bir merkez olmuştur. Bu koruma, kusursuzluk anlamına gelmez; fakat kopuşun önlenmesi anlamına gelir.

Ankara’nın bu rolü, modern dönemde daha da önem kazanmıştır. Devletlerin ömrü kısaldıkça, merkezlerin taşıması gereken yük artmıştır. Hız, siyaset üzerinde baskı kurarken; Ankara, yavaşlığın değerini hatırlatan bir merkez olmuştur. Bu yavaşlık, ataletten değil; sorumluluk bilincinden kaynaklanır. Ankara’da alınan kararların ağırlığı, bu bilincin sonucudur.

Bu noktada Ankara’nın Türk tarihindeki “hak edilmiş başkent” oluşu yeniden anlam kazanır. Başkentlik, burada bir ödül değildir. Başkentlik, Ankara’ya verilmiş bir görevdir. Bu görev, geçmişin muhasebesini yapabilen, bugünü yönetebilen ve geleceğe dair ölçülü bir tasavvur kurabilen bir merkez gerektirir. Ankara, tarih boyunca bu üç alanda da sınanmış ve ayakta kalmıştır.

Ankara Savaşı’ndan sonra yaşanan fetret, bu sınamaların ilk büyük örneklerinden biridir. Millî Mücadele ise bu sınamaların modern çağdaki karşılığıdır. Her iki dönemde de Ankara, devletin yeniden nefes alabildiği bir alan olmuştur. Bu tekrar, tesadüf değildir. Tarih, yük taşıyabilen merkezleri unutmaz; onları tekrar tekrar çağırır.

Ankara’nın manevî ve ahlâkî sürekliliği, bu çağrılara cevap verebilmesini sağlamıştır. Bu süreklilik, tek bir inanç biçimine, tek bir siyasî çizgiye ya da tek bir döneme indirgenemez. Aksine, bu süreklilik Ankara’nın taşıyıcı bir zemin olabilme yeteneğidir. Farklı dönemleri, farklı anlayışları ve farklı ihtiyaçları aynı coğrafyada barındırabilmek, merkez olmanın en zor ama en kıymetli vasfıdır.

Bu yüzden Ankara’yı anlamak, Türk tarihini anlamanın anahtarlarından biridir. Bu şehir, yalnızca olayların yaşandığı bir mekân değil; olayların nasıl atlatıldığını gösteren bir hafızadır. Yenilgiyle nasıl yaşanır, zafer nasıl taşınır, güç nasıl sınırlandırılır… Bu soruların cevabı, Ankara’nın tarihî tecrübesinde saklıdır.

Sonuç olarak Ankara, Türk tarihinin en önemli duraklarından biridir. Çünkü burada devlet, yalnızca kurulmamış; defalarca kendini yeniden kurmayı öğrenmiştir. Bu öğrenme, ne kısa sürede ne de kolay olmuştur. Ankara’nın ağır havası, işte bu uzun öğrenme sürecinin izdüşümüdür.

Bu şehir, başkenttir.
Çünkü yük taşımayı öğrenmiştir.

Ve tarih, yük taşıyabilen merkezleri seçer.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Orta Asya açılımında stratejik bir eşik
İzzet Sevimli
İzzet Sevimli
Tarımda bugün konuşmamız gereken mesele
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
BAŞKENTLİĞİN NİHAİ GEREKÇESİ: KARAR AHLAKININ GELECEĞİ
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Sessiz izleme çağında istihbarat
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Geçiş süreci nasıl olacak?
Ali Kemal Koçak
Ali Kemal Koçak
Eşit yurttaşlık safsatası neyin hesabı
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeKünye FacebookFacebook TwitterTwitter Günün HaberleriGünün Haberleri