Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Türk dünyasının geleceğinde Orta Koridor, dijital dönüşüm, yapay zekâ ve siber güvenliğin belirleyici alanlar olduğunu belirterek, bu konularda ortak hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.
Kazakistan’ın Almatı kentinde gerçekleştirilen TDT Aksakallar Konseyi 19. Toplantısı’nda konuşan Yıldırım, Kazakistan’ın son yıllarda önemli ekonomik ve stratejik başarılar elde ettiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in liderliğinde ülkenin yatırım, enerji ve lojistik alanlarında dikkat çekici bir performans sergilediğini söyleyen Yıldırım, Kazakistan’ın Avrasya’nın önde gelen aktörlerinden biri haline geldiğini vurguladı.
Türkistan’da 15 Mayıs 2025’te düzenlenen TDT Gayriresmi Zirvesi’nde yapay zekâ ve dijital teknolojilere yönelik kritik kararlar alındığını hatırlatan Yıldırım, Türk devletlerinin ekonomik, ticari ve eğitim alanlarında dijitalleşmenin sunduğu fırsatları en üst düzeyde değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Küresel ölçekte yaşanan dönüşüm sürecine işaret eden Yıldırım, inovasyon ve sürdürülebilir kalkınmada başarı sağlayan ülkelerin gelecekte daha güçlü konumlara ulaşacağını ifade etti.
“İç ticaret hedefi yüzde 20”
Türk devletleri arasındaki ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesinin liderlerin öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığını belirten Yıldırım, TDT üyesi ülkelerin toplam ekonomik büyüklük açısından dünyanın 12’nci büyük ekonomisini oluşturduğunu ve küresel enerji arzında önemli bir paya sahip olduğunu dile getirdi.
Üye ülkeler arasındaki ticaret hacminde son yıllarda önemli artış yaşandığını kaydeden Yıldırım, iç ticaretin toplam ticaret içindeki payının yüzde 3’ten yüzde 7’ye yükseldiğini belirtti. Buna rağmen mevcut seviyenin potansiyelin gerisinde kaldığını söyleyen Yıldırım, kısa vadede bu oranın yüzde 20’ye çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.
Bişkek Zirvesi’nde imzalanan Dijital Ekonomi Ortaklığı Anlaşması’nın (DEPA), Türk Yatırım Fonu ve yeni finansman araçlarıyla birlikte bu hedefe katkı sağlayacağını belirten Yıldırım, anlaşmanın üye ülkelerin parlamentolarında hızla onaylanması gerektiğini ifade etti.
“Orta Koridor refah ve güvenliğin temel hattı”
Doğu ile Batı arasındaki ulaştırma ağlarının Türk dünyası açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Yıldırım, Orta Koridor’un yalnızca bir taşımacılık güzergâhı olmadığını, aynı zamanda Türk dünyasının güvenliği, bağımsızlığı ve ekonomik kalkınmasının temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Koridorun Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’nden Avrupa Birliği’nin Küresel Geçit vizyonuna kadar pek çok uluslararası projenin merkezinde yer aldığını belirten Yıldırım, Türk devletlerinin bu hattı küresel ticaretin en güvenilir güzergâhlarından biri haline getirmesi gerektiğini kaydetti.
Semerkant Zirvesi’nde imzalanan ulaştırma anlaşmalarının hızla yürürlüğe girmesinin ve koridorun dijital altyapısının güçlendirilmesinin önemine değinen Yıldırım, e-Permit, E-CMR ve E-TIR uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla maliyetlerin düşeceğini ve operasyonel süreçlerin daha verimli hale geleceğini ifade etti.
Zengezur Koridoru ve yeni demiryolu projeleri öne çıkıyor
Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında değişen küresel ticaret ve tedarik zincirlerinin Orta Asya’nın stratejik önemini artırdığını belirten Yıldırım, Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok küresel aktörün bölgeyle enerji ve lojistik alanlarında daha yakın işbirliği kurmaya yöneldiğini söyledi.
Zengezur Koridoru’nun uluslararası alanda giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirten Yıldırım, Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demiryolu Projesi’nin de Çin ile Avrupa arasındaki taşımacılıkta önemli değişiklikler yaratabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti. Söz konusu hattın tamamlanmasıyla transit sürelerinin ciddi ölçüde azalacağını ve Orta Koridor’un küresel öneminin daha da artacağını dile getirdi.
Yıldırım ayrıca, yapay zekâ teknolojilerinin ulaştırma ve gümrük sistemlerine entegre edilmesi gerektiğini belirterek, akıllı lojistik uygulamaları ve otomatik risk yönetimi sistemleri sayesinde sınır geçişlerinin hızlandırılabileceğini söyledi.
Siber güvenlikte ortak hareket çağrısı
Dijitalleşmenin beraberinde yeni güvenlik riskleri getirdiğine dikkat çeken Yıldırım, günümüzde devletlerin güvenlik anlayışının yalnızca kara, hava ve deniz sınırlarıyla sınırlı olmadığını belirtti.
Türkiye’nin siber güvenlik çalışmalarına 2012 yılında başladığını hatırlatan Yıldırım, Ulusal Siber Güvenlik Kurulu, USOM ve SOME yapılanmaları sayesinde siber tehditlere karşı önemli bir kapasite oluşturulduğunu söyledi.
Siber güvenliğin artık milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Yıldırım, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’in gündeme getirdiği TDT Siber Güvenlik Konseyi kurulması önerisini desteklediklerini belirtti. Üye ülkeler arasında hazırlanan Siber Güvenlik İşbirliği Mutabakat Zaptı’nın da kısa sürede imzalanması gerektiğini ifade etti.
KKTC vurgusu
Konuşmasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de değinen Yıldırım, KKTC’nin Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Türkistan Zirvesi’ne davet edilmesinin birlik ve dayanışma açısından önemli bir adım olduğunu ifade eden Yıldırım, Türk devletlerinin KKTC’ye yönelik desteğinin stratejik değer taşıdığını söyledi.
TDT’ye uluslararası ilgi artıyor
Toplantıda konuşan TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev ise teşkilatın uluslararası alandaki etkisinin giderek arttığını belirtti. TDT’nin bugün 58 farklı alanda çok taraflı işbirliği yürüttüğünü ifade eden Ömüraliyev, yalnızca 2025 yılı içinde 10 yeni kurumsal mekanizmanın hayata geçirildiğini açıkladı.
Ömüraliyev, son dönemde yüzlerce sektörel ve teknik toplantının gerçekleştirildiğini, İstanbul ve Antalya’da yapılan dışişleri bakanları toplantılarında ortak bildirilerin kabul edildiğini söyledi. Ayrıca “TDT+” formatının onaylandığını ve bu model sayesinde üçüncü ülkeler ile uluslararası kuruluşlarla daha esnek işbirliği imkanlarının oluşturulduğunu ifade etti.
Gebele’de düzenlenen 12. TDT Zirvesi’nin siyasi ve güvenlik alanlarındaki koordinasyonu güçlendirdiğini belirten Ömüraliyev, stratejik ortaklık, yeni tehditlere karşı ortak müdahale mekanizmaları ve siber güvenlik alanlarında çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Meksika ve Somali’den işbirliği talebi
TDT’ye yönelik uluslararası ilginin arttığını vurgulayan Ömüraliyev, Meksika ve Somali’nin teşkilatla resmi işbirliği kurmak istediğini açıkladı. Japonya, Singapur ve çeşitli uluslararası kuruluşlarla da temasların sürdüğünü belirten Ömüraliyev, Arap Birliği, ASEAN, Körfez İşbirliği Konseyi ve Afrika Birliği ile kurumsal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Yıl sonunda Ankara’da gerçekleştirilecek 13. TDT Zirvesi’nin önemine dikkat çeken Ömüraliyev, zirvede 2027-2031 dönemini kapsayacak yeni TDT Stratejisi’nin kabul edilmesinin beklendiğini belirterek, bu belgenin önümüzdeki beş yıl boyunca Türk devletleri arasındaki işbirliğinin temel yol haritasını oluşturacağını ifade etti.