Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon hesaplamalarında kullanılan tüketim sepetini güncelledi. Buna göre 2026 yılı itibarıyla enflasyon sepetinde 428 madde ve 972 farklı ürün çeşidi yer alacak. Kurumdan yapılan açıklamada, her yıl olduğu gibi fiyatların derlendiği yerleşim alanları, iş yerleri, ürün tanımları ve ağırlıkların güncellendiği belirtildi.
Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE), toplumun harcama alışkanlıklarını mümkün olan en gerçekçi şekilde yansıtmayı amaçlayan bir mal ve hizmet sepeti üzerinden hesaplandığı vurgulandı. Piyasadaki tüm ürün ve hizmetlerin fiyatlarının izlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, hanehalkı bütçesinde önemli paya sahip ürün ve hizmetlerden oluşan temsili bir sepet oluşturuluyor. Bu sepet, tüketicilerin günlük yaşamda sıkça tercih ettiği mal ve hizmetleri kapsıyor.
2025 yeni baz yıl oldu
Yapılan çalışmalar sonucunda 2025 yılı, TÜFE için yeni baz yıl olarak belirlendi. Baz yıl, fiyat endeksinin “100” kabul edildiği referans yıl olarak tanımlanıyor. Baz yılın güncellenmesi, endeksin daha anlaşılır hale gelmesini sağlarken, uluslararası karşılaştırılabilirliği artırıyor ve endeks değerlerinin aşırı büyümesini önlüyor.
Baz yıl değişikliğiyle birlikte, mevcut sınıflama yapısı yerine, tüketim alışkanlıklarını daha iyi yansıttığı belirtilen “Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması (COICOP-2018)” sistemine geçildi. Yeni baz yıl, sınıflama ve ağırlık yapısına göre hesaplanan ilk veriler, ocak ayı TÜFE bülteniyle kamuoyuna duyuruldu.
Bu değişikliğin, endeksin yeniden hesaplanması anlamına gelmediği, yalnızca mevcut verilerin yeni sınıflama çerçevesinde gruplandırılmasını kapsadığı ifade edildi. Bu nedenle, genel enflasyon oranlarında bir değişiklik olmayacak, yalnızca bazı alt kalemlerde sınıflama kaynaklı farklılıklar görülebilecek.
Sepette ürün sayısı değişti
TÜİK’in açıklamasına göre, bu yıl fiyatların yaklaşık yüzde 51,14’ü sahadan veri derleme yöntemiyle elde edilecek. TÜFE kapsamında 81 il ve 239 ilçede, 39 bin 70 iş yeri ile 5 bin 246 konuttan (kira) her ay yaklaşık 636 bin 640 fiyat derlenecek.
Her yıl aralık ayında yapılan güncellemelerde, hanehalkı harcamalarında payı artan ürünler sepete dahil edilirken, ağırlığı azalan ürünler sepetten çıkarılıyor. Bu nedenle TÜFE sepetindeki ürün sayısı her yıl değişiklik gösteriyor, ancak yıl içinde sepet ve ağırlıklar sabit tutuluyor.
Bu yıl, ağırlıkların belirlenmesinde kullanılan veri kaynağının değişmesi ve yeni sınıflamaya geçilmesi nedeniyle sepete giren ve çıkan ürün sayısının önceki yıllara kıyasla daha fazla olduğu kaydedildi. Güncelleme kapsamında simit, yöresel peynirler, hazır pizza ve börekler, okul forması, bebek kıyafetleri, termos ve otomobil ekspertiz ücreti gibi 38 yeni ürün sepete eklendi. Kakao, yufka, kravat, gazeteler ve tıraş malzemeleri gibi 30 ürün ise sepetten çıkarıldı.
Ayrıca tüketim tercihlerindeki değişimleri daha iyi yansıtmak amacıyla birçok madde altında yeni ürün çeşitleri tanımlandı. Örneğin, dizel otomobil tamamen sepetten çıkarılırken, benzinli, elektrikli ve hibrit otomobiller aynı başlık altında yeniden düzenlendi.
Ana grup ağırlıkları güncellendi
Baz yılın “2003=100”den “2025=100”e çıkarılmasıyla birlikte, ana harcama grubu sayısı 12’den 13’e yükseldi ve bazı grupların adlarında değişikliğe gidildi. Özellikle dijital ürünler ve dijital içerikler için ayrı bir sınıf oluşturulurken, sigorta ve finansal hizmetler de yeni bir harcama grubu olarak TÜFE’ye dahil edildi.
Gıda ve alkolsüz içeceklerin ağırlığı yüzde 24,96’dan yüzde 24,44’e, konut ve enerji grubunun ağırlığı yüzde 15,21’den yüzde 11,40’a gerilerken, ulaştırmanın ağırlığı yüzde 15,34’ten yüzde 16,62’ye çıktı. Giyim, mobilya, ulaştırma, eğlence, lokanta ve konaklama gibi bazı grupların ağırlıkları artarken; gıda, sağlık, eğitim ve bilgi-iletişim gruplarında düşüş gözlendi.
Fiyat derleme yöntemleri çeşitlendi
TÜİK, fiyat toplama sürecinde saha çalışmaları, barkod verileri, idari kayıtlar ve internetten yapılan veri kazıma yöntemlerini birlikte kullanıyor. Zincir marketlerden elde edilen barkod verileri, 2026 itibarıyla toplam fiyatların yaklaşık yüzde 43,29’unu oluştururken, internet üzerinden yapılan veri kazıma yöntemi yüzde 5,57 paya sahip. Sahadan toplanan verilerin oranı ise yüzde 51,14 olarak açıklandı.
Sağlık ve eğitim alanlarında fiyatlar, firmaların çevrim içi anket doldurması esasına dayanan CAWI yöntemiyle toplanırken, kira fiyatları telefonla yapılan görüşmeler ve yüz yüze anketlerle izleniyor. Akaryakıt fiyatları ise doğrudan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kayıtlarından temin ediliyor.
TÜİK, bu çok kaynaklı yaklaşımın hem ölçüm doğruluğunu artırdığını hem de veri toplama maliyetlerini düşürdüğünü vurguladı.