Aydemir, 10 Nisan 1919 tarihinin millet hafızasında derin bir iz taşıdığını ifade etti ve bu kararın işgal şartlarında kurulan mahkemelerin baskı ortamında verildiğini vurguladı.
Aydemir, Mehmet Kemal Bey’in yargılandığı sürecin adalet duygusunu zedeleyen bir dönem olduğunu değerlendirdi. İşgal kuvvetlerinin etkisi altında kurulan mahkemelerin verdiği hükmün millet vicdanında kabul görmediğini belirtti ve bu nedenle Kemal Bey’in her zaman “şehit” olarak anıldığını dile getirdi.
Bu çerçevede Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aldığı “Milli Şehit” kararı, Aydemir tarafından tarihi bir tescil olarak hatırlatıldı. Aydemir, bu kararın yalnızca bir unvan taşımadığını, aynı zamanda milletin ortak kanaatini yansıttığını ifade etti.
Aydemir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Mehmet Kemal Bey’in ailesine sahip çıkmasını da önemli bir duruş olarak değerlendirdi. Atatürk’ün, Kemal Bey’in vasiyetinde yer alan emanetine sahip çıktığını belirten Aydemir, aileye bağlanan şeref aylığının bu vefanın somut göstergesi olduğunu vurguladı.
MEHMET KEMAL BEY’İN VASİYETİ
Aydemir, Mehmet Kemal Bey’in “Asil Türk milletine çocuklarımı emanet ediyorum” sözlerinin tarih boyunca karşılık bulduğunu ifade etti. Bu sözlerin yalnızca bir vasiyet olmadığını belirten Aydemir, aynı zamanda milletle kurulan güçlü bir bağın ifadesi olduğunu dile getirdi.
Aydemir, Mehmet Kemal Bey’in hatırasının canlı tutulmasının tarihi sorumluluk taşıdığını belirtti ve bu hafızanın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Açıklamasını, “Ruhu şad, mekânı cennet olsun” ifadesiyle tamamladı.